your heart is beating, isn't it? you're not in chains, are you?
" Sometimes you need a stranger to talk to Sometimes you need to go to the observatory Sometimes a movie star's eyes gets you through the love and the lies Sometimes you need a stranger to walk with " rufus wainwright arkada çalıyor. bu şarkısını yakın zamanda keşfettim. bana hep feneryolu'nun akşam üstü, sessiz ve yere düşmüş yapraklarla kaplı sokaklarını anımsatıyor. usul usul yürümelik. bazen gerçekten de öyle. bir yabancıya içindekileri dökerek anlatmak- çantanı yere döküp içinden bir şeyi arayıp bulmak gibi- gerekiyor. başka türlü çok yoruyor. aynı şeyleri, farklı insanlar anlatanlatanlat... yine buraya uzun zaman gelmemişim. hep yıl dönümlerinde, gün dönümlerinde, özel zamanlarda geldiğim gibi yine damladım. neler olmuş yine onca zamanda? beşiktaş'tan taşındık. hala arada kaçıp boş salonda oturup, bahçeye bakmayı çok seviyorum. taşınmadan önce de o eve gidip, hayatımın cehennem halinden kaçıp yeni kararlar alırken o bahçeye bakmış ve bir karar daha vermiştim...