teneffüs.


yarın okulun ilk günü.
bir gün, her günkü oyunlarını oynamaya ve öğle uykularını uyumaya ve salça ekmeklerini yemeye devam ederken çat diye neden önlük denilen bir kıyafeti giyip evden uzaktaki okul adındaki bir kalabalığa götürüldüğünü anlamayan, anlayamayan, neden bunu yapmak zorunda olduğunu sorgulayan ama bir yanıt bulamayan, korkan, çok korkan, çok çok çok korkan, geriye dönmek için ne yapması gerektiğini düşünen ama buna da bir yanıt bulamayan, evden, oyuncaklarından, hep oynadığı bahçeden ve sokaktan ve balkondan ayrılıp başka bir yere gitme düşüncesi tarafından sarsılan, 'gocuğunun' cebinde dün akşamdan kalan bebeğinin biberonunu elini cebine attığında fark eden, sevinçle o oyuncak biberonu bütün gün elinde tutan, o oyuncaktan güç alan, onu zorla oraya alıp götüren şeyin karşısında bir güç kazandığını hisseden, eve döndüğünde okul denilen yerden hiç bahsetmeden anneannesiyle sessizce oturup varlığına geri dönmeye çalışan
 tüm çocukların adına, 
hala, 
ilk günkü gibi,
hiç bitmeyecek şekilde....


Bu blogdaki popüler yayınlar

your heart is beating, isn't it? you're not in chains, are you?

everything was beautiful, and nothing hurt.