" I don`t do too much talking these days"...

bugunlerde beynimin arka planinda hep Nico`nun these days sarkisi caliyor.

bitiyor, bastan aliyor..yine, yeniden, surekli...

bugunlerde, yeni yila bile kotu haberlerle girdik, gerginligi kaniksamaya yakinlastik, gogsumuz hep dar, nefesimiz hep tutuk, adimlarimiz hep hizli.

neyse ki uzun zamandir yagmayan fakat dort gozle beklenen kar kenti orttu de biraz sakinlestik, evlerimizde oturduk, battaniyelerin altinda soluklandik, okumadigimiz kitaplari raftan aldik, normalde usenip demlemedigimiz caylari demledik, kahveleri yaptik.

buruk da olsa bir oh be dedik sanki.

ben karin kenti orttugu zamanlarda en cok kente coken sessizligi seviyorum. baska hicbir zaman boyle bir sessizlik goremezsiniz cunku. belki yazin basinda, okullarin kapanmasiyla herkesin yazliklara akin ettigi donemin ilk Pazar gunu...o gun de sakin bir sukunet coker her yere...

ama kar sessizligi baskadir. gereksiz laflar edilmez, oyle uzun uzadiya konusulmaz.
uykular geceden gunduzlere sarkar, gece normalde kapatip uyuttugumuz beynimiz calisir da calisir...

nico diyorduk, bu sarkisini dinlemediyseniz eger hic vakit kaybetmeden hemen dinleyin derim ben.

ne diyordu nico?

" i`ve been out walking
  i don`t do too much talking these days
  these days
  these days i seem to think a lot
  about the things i forgot to do
  and all the times i had the chance to"

bir de proust okuyorum bu aralar surekli.
o baska bir yaziya.


Bu blogdaki popüler yayınlar

your heart is beating, isn't it? you're not in chains, are you?

everything was beautiful, and nothing hurt.