Paskalya'da Sakız Adası!
Sakız Adası geleneğini bu yıl da bozmadık ve bu sefer Paskalya zamanı Roket Savaşları ve enfes deniz ürünleri için Sakız Adası'na doğru yola koyulduk.
Çeşme ve Sakız Adası rüzgarları ve fırtına tehlikesi nedeniyle seferlerin iptal edileceğini duyunca da apar topar geçip kendimizi normalde gitmeyi planladığımızdan bir gün önce bulduk adada. İlk 2 gün fırtına nedeniyle arabamızdan pek çıkmadan, Sakız Adası'nı pencereler arkasında uzaktan sevsek de Cumartesi günü güneş kendini baya gösterdi ve attık kendimizi yollara.
Roket Savaşları Paskalya zamanı Sakız Adası'nın bir alamet-i farikası haline gelmiş, sanıyorum 2 yüzyıldır bu gelenek devam ediyor, ülkenin hatta dünyanın pek çok yerinden turistler kaskları, kameraları ve korunaklı kıyafetleriyle yollardaydı.
C. elbette ki erkenden bizi sahaya götürdü ve ben, elbette ki, fişeklerden biri gözüme girip beni kör edecek diye korkarak daha 'edilgen' bir rol biçtim kendime :) Bence bir kere de olsa gidip deneyimlemeniz gereken bir ortam, özellikle de heyecanı ve adrenalini seviyorsanız. Ama giderken kafanızı, kollarınızı, bacaklarınızı vs kapatarak önlem almak en mantıklısı.
Sakız Adası'na hatta Yunanistan'a gitmek benim için hep çok büyük bir keyif çünkü aslında köklerime, özüme döndüğümü hissediyor ve kendimi çok huzurlu ve mutlu hissediyorum Ege'de. Yunan mutfağının bizi ne kadar mutlu ettiğini söylememe bile gerek yok zaten.
Uzun lafın kısası, ruhumuza ve midemize pek iyi geldin Xios!
ευχαριστώ