do not think i am not going places anymore

en son 2013 yilinda yazdigim dusunulurse bugune kadar olan yeni seyleri yazmam sanirim birkac gunumu alir o yuzden eger ki beni okuyan birileri varsa degisiklikleri/yenilikleri satir aralarindan yakalayacaksiniz demekle yetiniyorum.

ben hep biraz huzursuz(d)um. beni taniyanlar bunu bilir. huzursuz derken illa kotu/olumsuz anlamda degil; yasamaya devam etmeyi istemek anlaminda; paslanmak istememek, gidelim biraz baska yerlere demek, cakilip kalmayalim, yazalim, birbirimize mektuplar kartlar yollayalim demek. hareket etmeyi istemek yani, oldugu yerde durmayi istememek anlaminda...

yer degistirmek zor elbette, dile kolay bazi seyler, hatta dile bile her zaman kolay degil; kutulara koymak, bazi seyleri aradiginda bulamamak, bir seyi eline aldiginda onu ilk aldigin/kullandigin vs ani hatirlamak, sonrasi yillar icerisinde hizli bir turistik tur iste.

anilarimiz kadar variz belki bu yasamda ama bence onlara esit degiliz cunku yasadiklarimiz kadar yasayacaklarimiz da onemli; orada bizi bekliyorlar, acilmamis carsaflar, icilmemis siseler, atilmamis karpostallar; hepsi sessizce duruyor.

ve agustos sicaklarinin arasinda yagmur bardaktan bosanircasina yagip firtinalar koparken daha nelerin bizi bekledigini dusunuyorum.



Bu blogdaki popüler yayınlar

your heart is beating, isn't it? you're not in chains, are you?

everything was beautiful, and nothing hurt.