bu yaz

bu yazin ortasina geldik bile.
bu yaziyi, blogumla barismak ve kusmedigimizi dunya aleme ilan etmek icin yaziyorum.
su an  yesilkoydeyiz, kalabalik ve cok ses cikaran bir grubun yanindayiz, yazdiklarimi icinden kirk kere yinelemem gerekiyor.
mesleki bir deformasyon olarak zaten hangi ortamda oturursam oturayim insanlarin diyaloglarini ve hatta monologlarini elimde olmadan dinliyor ve dikkat ediyorum. ne biliyim mesela siparis verirlerken-tipik bir ardil cevirmen refleksi gostererek-listeyi aklima kazirmaya calisiyorum. ama yorucu gunlerin sonunda ses duymayi cok istemiyorum.
yaslaniyor muyum?
bence hayir.
bence olan su ki zaman gectikce niteliksiz ses icerigine karsi daha hassaslasiyorum!



Bu blogdaki popüler yayınlar

your heart is beating, isn't it? you're not in chains, are you?

everything was beautiful, and nothing hurt.