ben bu yil da dogdum...

Yaslar ve yillar gectikce kutlanan dogum gunlerinin ihtisamini ne derece kaybettigi bir yanda dursun ben her yil yeni yasimi baska bir fantastik ortamda kutlama gelenegimi bu yil da bozmadim; 29. yasimda Efes One Love Festival icin Santral Istanbul`daydik.
Ne zamandir gormedigim, sesini duymadigim, haber almadigim kisacasi iyi oldugunu bildigim ama sadece bu bilgiyle yetindigim sevdiklerimden mesajlar geldi, mailler atildi, telefonla konusuldu, facebook denen hayatimizin yeni virusu uzerinden kutlamalar geldi, yakinimdakiler gercek hediyeler getirdiler.
ama bir sey vardi ki o gun; ne bekleniyordu ne aklimdaydi; sanki dolapta kayboldugunu dusundugun bur bereyi cekip alir gibiydi; hep aklimin bir kismini mesgul etti durdu...
kisaydi, anlayamadim hic, buruktu...
sonrasi mi? sonrasinda konustuk, gulduk, kahkahalar attik, dalga gectik, ictik ictik hep ictik, dans ettik, sacma sapan tuvaletlere dar attik kendimizi, oturduk, konustuk, sustuk, baktik, yildizlarin altinda ocean`s spray soyledik, everlasting soyledik...
ben temmuz`u hep sevmisimdir zaten,
sicak, turuncu ve ne olacagi hic bilinmeyen bir aydir temmuz.



Bu blogdaki popüler yayınlar

your heart is beating, isn't it? you're not in chains, are you?

everything was beautiful, and nothing hurt.