'ne yaptım biliyor musun? daha çok şarkı söyledim'...
şimdi yazacaklarım, bu blogda diğer yazdığım her şeyden daha absürt ve inanması zor olacak sevgili okur, seni uyarıyorum. (ki hatırlarsan, zamanında benim dışımda kimseye ulaşmadığını düşündüğüm bu blogda 2016'da temmuz'da yaşanan o garip durumu yazmış ve o zamanlar bunun belki de en garip şeylerden biri olduğuna inanmıştım... peh...evren gerçekten de insanı şaşırtmayı seviyor.) aralık 2019'da uzakdoğu'da bir virüs çıktı ve sonra (buraları aşırı hızlı geçiyorum) bütün dünyaya yayıldı. şu anda evlerimizde oturuyor, dersleri uzaktan anlatıyor, dışarıya yemek ve ilaç almak dışında hiç çıkmıyoruz. sabahları kalkıyor, günümüzü bir şekilde geçiriyor, akşamları da uyuyoruz. gönüllü karantina diyoruz buna. birileri bizler hayatımızı idame ettirebilelim diye işlerine gidip gece gündüz çalışırken bizim yaptığımız en fazla dışarı çıkıp virüsü daha fazla yaymamak oluyor. düşünüyorum da, hayatta her şeyin tanımı ne kadar da kolay değişiyor. fedakarlık, zorluk, sıkıntı, lüt...