Kayıtlar

sıradaki!

Resim
2010'un son gününde blog'umda buna özel bir yazı-iki satır dahi olsa- yazmam gerektiğini düşündüm. Sonuçta, iş-güç,insanlar,ilişkiler vs. hepsi bitince geriye yazdıklarımız kalıyor.  bir başka deyişle "verba volante scripta manent".. işte bu yüzden 2010'la oturup vedalaşalım, 2011 ile de beklentilerimizi açık açık yüz yüze konuşalım dedim. Sevgili 2010, öncelikle her şey için çok teşekkür ederim sana. Bana hayatımı tanımlayan ifadelerden biri olan "doktora öğrenciliğini" getirdin. Sen benim şikayetlerime, yakınmalarıma aldırma; ben aslında ders çalışmayı, sınavlara hazırlanmayı, not almayı, makale okumayı,derse girmeyi hala çok seviyorum [galiba bir yanım hep "kronik bir öğrenci" olarak kalacak bu yüzden!] hayatımın önemli olan başka bir kısmında-çeviri- da bana karşı gayet cömerttin. biliyorsun ki, çeviri yaptıkça yenilenip kendime geliyorum, o yüzden beni hiç üzmedin bu açıdan da..bir teşekkür de bunun için sana ...

here sometimes..

Resim
blonde redhead yeni albüm çıkardı. here sometimes ise benim favorim oldu. doktora yeterlik tarihim belli oldu. heyecanım daha da arttı. zaman zaman hayatta ne kadar başarılı olduğumu/olabileceğimi sorgulamıyor değilim açıkçası. bugün kereviz yaptım. kerevizin eve yaydığı kokuda dolanmayı seviyorum. evde bir anne varmış hissi uyandırıyor bende. bu yıl da bitiyor. sadece 3 gün kaldı. 2011: senden pek çok şey bekliyorum, farkında mısın?

dua.

Resim
zaman zaman oluyor böyle, dua etmediğimi fark ediyorum belli aralıklarda, kötü hissediyorum kendimi.. kendi kendime tedirgin oluyorum, "acaba sadece ihtiyacım olduğu zamanlarda mı dua ediyorum ben? acaba hakkımda kötü düşünüyor mudur? acaba...?" sonra diyorum ki içimizden geçenler de, yaptığımız iyilikler de birer dua değil midir aslında?  rahatlıyorum. çok mu saf davranıyorum? amin. NOT: bu müthiş resimler, ingiliz yazar ve fotoğrafçı Mark Crick'in web sayfasından alınmıştır. Kendisi aynı zamanda "Kafka's Soup" (Kafka'nın Çorbası) ve Sartre's Sink (Sartre'ın Lavabosu) adlı iki ilham verici eserin de yazarı. Türkiye'ye geldiğinde Tüyap Kitap fuarı'nda ben bir söyleşisinin çevirmenliğini yapmıştım, çok da nazik bir beyefendi olduğunu söyleyebilirim. www.markcrick.com adresinden diğer resimlerine ve bilgilere ulaşmanız mümkün.

cupcake in NYC!

Resim
new york yazısını yazana kadar f.ile gittiğimiz Billy's Cupcakes'te ben ve seçtiğim cupcake'im ile görüntümü yayınlayayım dedim. bugün çok güzel bir gündü, çok yürümüş, çok içmiş ve çok eğlenmiştik :)

ilişkiler,ilişmeler..

Resim
bir süredir hayatıma dersle, işle, okulla, çeviriyle devam ederken insanları da düşünüyorum, ilişkilerimizi, arkadaşlıklarımızı, bağlarımızı, yaşadıklarımızı... huzur hepsinin ortak kümesi sanırım çünkü ne düzeyde yaşadığınız bir ilişki olursa olsun huzur yoksa ağzınızın tadı da yoktur; elbette önemsiyorsanız. eğer önemsemiyorsanız bu yazdıklarımı okumanıza bile gerek yok. işi ele alalım mesela; evinizden daha fazla vakit geçirdiğiniz bu yerde birlikte çalıştığınız kişilerle bozuk ya da sağlıksız ilişkiler sizi de hasta etmeye yetecektir de artacaktır hatta..aile de aynı şekilde; küslüğü,sorunu kaldıran ortam değildir aile içi. bir gün bir filmde şöyle bir replik duymuştum ve hiç aklımdan çıkarmadım: "asıl cehennem insanın yolunda gitmeyen hayatıdır". doğru söze ne gerek?

Tez gel tez...

Resim
Simdi bildiginiz gibi bu donem doktora yeterlilik sinavina giricem.. Ama bundan once gerekli okumalari yapip muhtemel doktora tezi konumu bulmam gerekiyor. Iste tam da bu kisimda ben bitiyorum kac aydir.. Ne calissam diyerek dalmadigim kitap, kacirmadigim uyku kalmadi koca yaz boyunca..Tee Amerika'da bile ara sira kafama takilmadi desem yalan soylemis ve haksizlik etmis olurum bak..  Neyse uzun lafin kisasi hala arayistayim. Acaba "onemli olan varilacak nokta degil yapilan yolculugun kendisidir" sozu doktorada gecersiz mi kaliyor?  Bilemedim...

Aya Yorgi'ye...

Resim
Gittik.. 30 Agustos'ta toplandik ve tirmandik. O yolu hic konusmadan cikmaniz gerekiyor, belki duymussunuzdur, biz sicak micak demedik ve ciktik. Yol boyunca dua ettim, dahasi, icimden gelen her seyi konustum. Kimle? Bilinmez. Ama ben sanki yillarca konusmayan biriymiscesine her seyi soyledim..Hani her gece dua etmez ya bazen insan, tembellik eder "yarin daha uzun falan ederim" diyip kendini kandirir, iste sanki o zamanlarin acisini cikardim hep yol boyu.. Aya Yorgi'deki kiliseye gitmemis olanlar, bence en yakin zamanda vakit yaratin.. Hayat dua edip dilek dilememek icin cok kisa cunku.  Muhtemel hava & iklim: sicak ve siradan bir aydin gunu. Arka plan sarkisi: nada surf'ten paper boats